Diet Perhiz

Diet Perhiz

Dünya üzerindeki insanoğlu gerçekler yerine tercih edilmeyen şeylere inanmayı seçen bir figürdür.

Perhiz hepimizin her birkaç ayda bir yapması ve minimum olarak ardı ardına iki gün sürmesi gereken bir şeydir. İdeal olarak beş ila yedi gün ya da tercihen daha uzun olarak sürdürülebilir. Eğer perhize girecekseniz oldukça iyi bir sağlığınız olduğundan emin olmalı ve diabet ya da kalp hastalığı gibi şikayetlere ya da rahatsızlıklara sahip olmamalısınız çünkü eğer yaparsanız perhiz yüzünden keyfinizi kaçırabilirsiniz. Bu noktalardan emin olduktan sonra da iç dolaşımınızın iyi bir düzende ve kabızlık gibi tıkanmalardan şikayetiniz olmadığından emin olmalısınız. Bir gün önceden doğal bir müshil olan Sinameki almalı böylece başlamadan önce içinizi bir güzel boşaltmalısınız. Sonra yemek yemeyi tamamen kesin ama içmeyi kesmeyin. Eğer perhize girdiyseniz tıbbın sıvı diyeti diye adlandırdığı herhangi bir şeyi almadan önce iyi tavsiyelenmiş olmalısınız ve bu kesinlikle alkol içermemeli.

Yalnızca bol su içerek, yalnızca organik meyve ve sebze tüketmeli, katı içecek ve yiyecekler, süt bile bu amaç için fazla katı olduğundan almamalısınız. İçeceğin yoğunluğu su gibi olmalı, milkshake ya da çok fazla şeker içerdiği için çoğu smoothies gibi olmamalıdır. Perhizde bunlara ihtiyacınız yoktur. Perhiz süresince daha iyi sonuç için bütün çayları ve kahveyi kesin. Yine perhizle alay ettiğinden enerji içecekleri İÇMEYİN. Ayrıca insanlar sürekli bu enerji içeceklerini tüketiyorlar ama ne yazık ki bunlar yüksek miktarda şeker içerdiğinden onlar sadece hayatlarını sonradan diabet ile sonlandıracaklardır.

Günümüzde geçiştirilen yiyecekler ve insanların bir kez düşünmeksizin boğazlarını doldurmaları ve bunların yoğunluğu sürekli olarak midenizi, iç kısımlarınızı ve bağırsaklarınızı aşırı çalıştırır ama perhiz yapmak buna layıkıyla bir mola verdirir. Şimdi perhiz yapacaksanız şekerler, bisküviler ya da yemek araları atıştırılan şeyleri yiyeceğinizi düşünmeyin. Bu perhiz değil kendini kandırmaktır ve bütün şeyi mantıksız kılar. Bütün katı şeyleri yemeyi kesin ve biraz dinlenin. Kilo VERECEK ve bunu yedi gün boyunca yaparsanız açlık ağrısını yeniden keşfedeceksiniz ama bu sizi öldürmeyecek. Açlık ağrısını en azından perhizinizin beşinci gününe kadar keşfetmezsiniz.

Konsantrelerden yapılan hiçbir meyve ya da sebze suyunu tüketmeyin. Eğer tüketirseniz bu %100 saf meyve ya da sebze suyu olmalıdır. Bütün konsantreler içinde çok az besin değeri taşıyan yaklaşık olarak %80 geri dönüşümlü musluk suyudur bu yüzden bunu içmek zaman kaybıdır. Günümüz yiyeceklerinin çoğu işlenmiştir yani vitaminler ve mineraller gibi gerekli besinlerin çoğundan yoksundur ve organik üzerindeki ısrar bu yüzdendir. Organik, doğanın ve bütün özün amaçladığı şekilde eklenmiş ya da çıkarılmış hiçbir şey içermez.

Perhiz sırasında oturabilir ya da uyuyabilir, radyo dinleyip televizyon izleyebilirsiniz ama eğlence peşinde koşup sinemaya, bara gidip ya da onun doğasında yasaklanmış her hangi bir şeyi yapmayın. Bunu yaparsanız beklediğinizden daha hızlı bir şekilde yağ kaynaklarınızı tüketir ve baş ağrısı çekersiniz. Bu yüzden perhizdeyken hiçbir şey yapmayın, sadece dinlenin.

Perhiz sırasında vücudunuz çalışmaya devam edecektir ve onun buna devam edebilmesinin tek yolu vücut hücrelerinizdeki depolanmış besinin yani günümüzde insanlarda çokça olan yağ hücrelerinin azar azar özümsenmesidir. Eğer etrafta koşuşturur, sosyal olaylara katılır ya da iş gücü gerektiren şeylerle uğraşırsanız o zaman çok hızlı bir şekilde kilo vererek kesinlikle çöküşün eşiğine gelirsiniz. Size ne ile ilgili konuştuğum hakkında bir fikir vermesi için izin verin son zamanlarda yiyecekleri çok fazla özümsememesi için bağırsakların bir buçuk ya da üç metre kadar kesildiği operasyonlar geçirmiş gerçekten obez insanların şaşılacak derecede fazla sayıda olduklarını söyleyeyim. Bağırsak çok fazla kesildiğinde kişi çok çabuk kilo kaybeder ve bütün tuhaf şeyler olur. O yüzden perhiz yaparken dikkatli gidin. Yemeyi ve çalışmayı bırakıp bolca dinlenin ve dinlenmek ile kastedilen dışarı çıkıp, alışverişe gidip ya da herhangi bir eğlenceye katılmamanız gerektiğidir. Eğer perhiz yapmak ve hiçbir engel olmadan onun bütün yararlarından faydalanmak istiyorsanız yalnızca katı yiyeceklerden değil aynı zamanda hareketlilikten de vazgeçmelisiniz.

Birçok sıvıya ihtiyacınız olacak yoksa çabucak susuz kalırsınız ve susuz kalırsanız sağlığınızı oldukça kötü etkilersiniz. Bu birinin başına gelebilecek korkunç bir şeydir. Sağlık durumu zayıf belirli insanlar perhiz yaparlarsa karaciğerlerinin etkileneceğini düşünürler o yüzden perhiz ve bunun gibi şeylere girmek için sağlık durumunuzun iyi olduğundan emin olun. Ne kadar süre perhiz yapmalısınız? Eğer isterseniz bir şeyleri görmeye başlayana kadar. Yemek olmadan ve birçok iyi sonucuyla birlikte oldukça kolay bir şekilde bunu beş ya da yedi gün yapabilirsiniz ama yeni başlayanlar bunu hafta sonundaki iki gün içinde yaparak deneyebilirler. Bu bir yarış olmadığı için işleri yavaştan alın.

Perhizi yalnızca ona ihtiyacınız olduğunu hissettiğinizde çok uzun süreli yapabilirsiniz. Perhiz ile ilgili bir şüpheniz varsa doktorunuzdan bir tavsiye almadan onu yedi günden fazla uzatmayın. Eğer o tıp kitaplarından daha ileriyi göremeyen sıradan ikinci kalite bir adamsa size açıkça perhiz yaparak çılgın olduğunuzu söyleyecektir ama bu onun bunu daha önce hiç yapmamış olduğundandır. Yine de kendi tedbiriniz için eğer yedi günden daha fazla perhiz yapacaksanız her zaman tıbbi bir tavsiye almalısınız. Perhizi bitirip yemek yemeğe başladıktan sonra sadece hamburgerleri ve pizzaları tıkınmayın yoksa hazımsızlık ve benzerleri gibi birçok problem yaşarsınız ve başınıza gelecek hazımsızlık çök kötü olacaktır.

Perhizdeyken mideniz küçülür. O küçük bir yumurta kadar küçülebilir çünkü katı yiyecek almıyorken onun büyümesi için hiçbir sebep yoktur. Yedi günden sonra ya da mideniz küçük bir yumurta büyüklüğündeyken ve bu boyutu kullanmaya alışmışken eğer perhizden dolayı birdenbire hastalanırsanız ve bir sürü şey tıkınırsanız o zaman mideniz alışkın olduğundan daha fazla gerilmek zorundadır bu yüzden çok acı çekersiniz ve bağırsaklarınız içeride hiçbir madde olmadığından dolayı daralmış olup onlarda çok fazla gerilecektir. Bana inanın ki eğer yedi günlük perhiz sonrası mideye çok fazla şey indirirseniz böylesi basit bir şey olduğunu düşündüğünüz şeyden dolayı çok daha fazla acı ve ağrı yaşarsınız.

Belli bir süre yapılan perhiz sonrası oldukça hafif yemekler, hafif ve çok sıvı çorbalar, süt ve birkaç bisküvi yiyin. Bir sonraki gün biraz daha arttırın ama üç ya da dört gün sonrasına kadar normal olarak yediğiniz standarda dönmeyin. Bu şekilde perhizinizden iyi sonuçlar alırsınız ama aksi halde gidip içinizi doldurursanız kendinize zarar verir ve perhizinizi işe yaramaz kılarsınız. Perhize başlamadan önce yapılacak en iyi hareket planı perhiziniz bittiğinde yiyeceklerinizi içeren yeni bir mantıklı besin sistemi yaratmak olacaktır.

Bazılarınız bunu denedim mi diye soruyorlar ve evet yedi günlük perhiz süresince güvenli olarak 10 kg kaybettim. Güvenli bir şekilde bir haftada 10 kg kaybetmeyi başarmak için tam olarak işte ne içtiğim;

Bu basit talimatları takip ederek perhizin beş günü süresince kolayca yaklaşık 8 kg ve sonraki iki gün içinde bir 2 kg daha kaybedebilir ve perhiziniz bittikten günler sonra da kilo kaybetmeye devam edebilirsiniz. Bu süreç, sisteminiz alışkın olduğu standartta tekrar yemeye başlayana kadardır. Ben bir haftalık periyod içinde hiçbir problem yaşamadan 10 kg kaybetmeyi başardım ve bunu siz de yapabilirsiniz.

Arpa Suyu: Çok fazla arpa suyu içmek böbreklerinize oldukça yardım edip, eklem ve romatizma ile ilgili durumların üstesinden gelmenize yardımcı olacaktır. Marketlerden alacağınız oldukça şeker ve katkı ilaveli şeyler yerine kendi yapacağınız arpa suyu daha yararlıdır. İşte benim de yapmış olduğum gibi kendi arpa suyunuzu yapmanın en kolay yolu;

Limonlu ya da portakallı sıcak ya da soğuk olan arpa suyunuzu yaptığınızda bunu oldukça ferahlatıcı ve içmesini de çok hoş bulacaksınız. Bundan çok fazla içemezsiniz ama her yaş grubu için en yararlı şeydir. Özel bir not olarak, bazen arpa suyunun rengi mavimsi bir pembeye döner ve bu bazı insanların bir sorun olduğunu düşünmesine sebep olur ama değildir. Böyle olduğunda bu oldukça normal ve içmesi güvenlidir. Arpa suyunu uygun bulduğunuz kadar fazla içebilirsiniz ve şaşırtıcı derecede kısa bir zaman içinde böbreklerinizin daha iyi olduğunu ve daha iyi hissettiğinizi farkedeceksiniz. Aynı zamanda arpa suyu tedavisi uyguladığınızda yumurta beyazı yemekten sakının. Sarılarını yiyebilirsiniz ama beyazını bırakın.

Lavmanlar bu günlerde eskiden olduğu gibi popüler değildir ama onlar birinin sağlığını son derece geliştirip kabızlığı ve diğer rahatsızlıkları hafifletmeye yardımcı olur. Daha önce bahsettiğimiz gibi insanlar sanki yarın yokmuş gibi yalnızca yiyecekleri tıkınıyorlar ve böyle yaparak sistemlerini tıkayıp kendilerini hasta, huysuz ve acılı yapıyorlar. Doğru şekilde uygulanan bir lavman kabızlığın üstesinden gelmede harikalar yaratabilip kişinin sağlığını geliştirir. Yalnızca iç sistemi değil ilk durumdaki kabızlığa sebep olan sağlık eksikliğini de giderir. Birçok insan kabızlık sorunu yaşar çünkü yeterli derecede su içmezler.

Su derken çay, kahve, gazlı içecekler ya da alkolden değil sade basit sudan bahsediyoruz.

Kişi eğer sağlıklı olmak istiyorsa oldukça fazla miktarda su içmelidir çünkü günümüzün işlenmiş yiyeceklerini yediğimizde onlar içeride bir macuna dönüşür ve bağırsaklardan geçerken besin maddeleri bu macundan emilir ve kaçınılmaz olarak nem de emilir. Bu durumda yiyeceklerdeki bütün istenmeyen kalıntılar kalın bağırsağın kolon bölümüne inerek sert ve kuru bir kitle olur.

Bu kitle bağırsak hareketlerindeki kasılmalarla dışarı çıkartılır ve eğer kütle çok sert ise çıkartılamaz ya da çıkartılırken acıya ve tahrişe neden olur. Bu kütleyi kolay bir şekilde çıkarmanın tek yolu içinde yeterli miktarda nem bulunduğundan emin olmak, onun esnek bir macun olmasını sürdürmek demektir. Bugün marketlerde olan modern zamanın birçok ticari müshilleri tahriş edicidir yani müshilin içindeki kimyasalın hareketi bağırsağı tahriş eder ve onun seğirmesine neden olur. Bazen bağırsağı öyle tahriş eder ki nem bağırsağın duvarları boyunca kan akışından çekilir ve kalıntı kitlesini tamamen doyurur bu da kurumaya neden olur.

Kalın bağırsağın kolon bölümü kanın emilip besinlerin tüm sistem boyunca dolaşmasına yarayan bir depo hizmeti görür. Kolon bölümü zehirlenir ya da dışkıyla ilgili durumlardan dolayı sıkışırsa zehirler dağılır ve kan zehirlenmesi durumu ortaya çıkar. O zaman her zaman açlık hissi başlar ve ihtiyaç duyulduğundan daha fazla yenir çünkü besinler emilmeyip normal olarak dolaşmıyordur.

Lavman uygulamak her zaman güvenlidir ve en iyi pozisyon hastanın belki bir havlu üzerine yatarak banyo yerine uzanması ya da bunu küvette yapmasıdır. Dizleriniz çekili bir şekilde sol tarafınıza doğru uzanın. Hiçbir zorluk yaşamadan lavmanı kendiniz uygulayabilirsiniz. Eğer gerçekten kötü bir kabız durumunuz varsa yarım bir parça sarı sakız-mür (tincture of myrrh) ve on beş damla ekinezya ruhu (tincture of Echinaces) almanız iyi bir fikir olacaktır. Bunlar yaklaşık olarak vücut sıcaklığındaki suyun çeğreğine eklenmelidir. Bunları lavman torbasına koyun ve bağırsaklarınıza gönderin. Onu içerde tutabildiğiniz kadar uzun süre tutun ve karışım bağırsakların içindeki kütleyi sırılsıklam edip yumuşatacak böylece hiçbir acı duymadan durumu geçirebilecektir. İlkini yaptıktan sonra başka bir lavman uygulamanız gerekir ama bu sefer vücut ısısındaki çeyrek suya yalnızca on beş damla ekinezya eklenmelidir. Yani ikincisine sarı sakız-mür koymayın. İkinci uygulama bağırsaklarınızın içine saplanmış cerahatlerden ve mukoza zarı iltihaplarından kurtulmanıza yardım edecektir.

Diet günümüzde moda olan gerçek bir tuzaktır ve tamamen kontrolden çıkmıştır. Bütün bu trendler tamamen bir para israfıdır ve ihtiyacınız olan yalnızca makul ve dengeli bir şekilde yemek yemektir. Bu da atıştırmalıkları değil içinde sebzenin ve meyvenin olduğu uygun yemekler yiyip bolca su içmektir. Sizin sadece ihtiyacınız olan gerçek egzersiz Nefes Egzersizler in içinde detaylandırılmıştır. Her gün en az 8 km canlı bir şekilde yürüyerek ve yalnızca en az 2 litre su içerek kendinizdeki değişiklikleri GÖRECEK ve uygun yemekle ve perhizle birleştiğinde sağlık durumunuzu inanılmaz bir şekilde GELİŞTİRECEKSİNİZ.

Bütün bu diyet modası yalnızca paranızın peşindedir. Ne yersen o’sun sözü oldukça doğrudur. Günümüzde çok fazla fast food ve hazır yiyecekler vardır. Hepsi vücut için sağlıksız ürünler oluşturarak ucuz içeriklerle doldurulmuş, şişirilmiş ve paketlenmiştir bundan dolayı da çok fazla obezite problemi vardır.

Ünlü ve sevilen İngiliz şef Jamie Oliver İngiltere de okul yemeklerine dair büyük bir karışıklık yarattı ve ulusa çocuklardaki bozuk davranışların çokça zayıf beslenmeye dayandığını gösterdi. Disiplin de diğer eksik olan bir faktördü. Jamie bütün fast foodları, patates kızartmalarını, pizzaları, hamburgerleri, rezil hindi twizlerları, colayı ve diğer bütün gazlı içecekleri keserek onların dietlerini değiştirdi.

Dikkatleri sıfır olan çocuklar çok kısa bir sürede değiştiler ve örnek öğrenciler oldular. Aileleri bile bu değişikliğe çok şaşırdı. Kabızlık birçoğu aşırı düşkünlük yaratan böyle işlenmiş ıvır zıvırları yiyip içmekten olur ve vücut tıkandığı zaman olması gerektiği gibi çalışmaz bundan dolayı halsiz, huysuz hissedip ruh haliniz kötü olur. Perhiz yardımcı olacaktır.

Eğer şekerler, pastalar ve benzerleri gibi modern yemeklerin içeriklerine bakarsanız sayısız e-numaraları göreceksiniz. Şimdi bu e-numaralar direkt olarak çocuklarda dikkat bozukluğuna sebep olur ki bu tıbbi olarak da ispatlanmıştır. Doğal olmayan katkılarla üretilmiş bu her e-numaranın miktarı belki az dozlarda güvenlidir ama neredeyse yediğiniz her şeye sayısız e-numarası eklenmiştir. Bu yüzden bunlar çoğunluğa ulaştığında tehlikeli olur. Boğazınızda bir civataya ne kadar ihtiyacınız varsa bu doğal olmayan katkılı ürünlere de o kadar ihtiyacınız vardır.

Yeni Zelanda’dan Dr. Mike Fitzpatrick deneylerle soyanın kadınların regl döngüsünü bozmaya yetecek kadar zehir ve östrojen içerdiğini keşfetti. Ayrıca onların tiroidlerine de zarar verdiğini buldu. Yiyecek endüstrisinin tahminlerine göre günümüzün işlenmiş yiyeceklerinin %60 ından fazlası bazı formlarda soya içeriyor. O, kahvaltılık tahılların, tahıl barlarının, bisküvilerin, peynirlerin, keklerin, sütlü tatlıların, et sularının, noodleların, hamur işlerinin, çorbaların, sosislerin, sosların ve ezmelerin içinde bulunuyor. Ezilen, farklı bölümlerine ayrılan ve işlenen soya yiyecek markalarının üzerinde soya unu, hidrolize bitki proteini, ayrılmış soya proteini, protein konsantresi, dokulu bitki proteini, bitki yağı (sade, tamamı ya da kısmen hidrojenize), bitki sterolleri ya da emülgatör lesitin olarak görünebilir. Üreticiler için düşük değeri olduğundan birçok kılıfı vardır.

Soya ayrıca kedi ve köpek mamalarının içinde de vardır. Ama hepsinin de ötesinde tavukçuluk, sığırcılık, mandıralar, domuz ve balık çiftliklerinde tarımsal yiyecek olarak kullanılır. Fasulyesinin %35ini kapsayan soya proteini küreselleşmiş çiftlik fabrikalarında üretilen ucuz eti mümkün kılmıştır. Yüksek derecede omega 6 yağ asitlerini içeren ve bütün fasülyenin %18ini kaplayan soya yağı savaş sonrası aperatif yiyeceklerde dünya çapında bir patlama yaratmıştır. Cipsler, şekerlemeler, dondurulmuş yiyecekler, hazır yiyecekler, dondurmalar, mayonezler ve margarinlerin hepsi onu serbestçe kullanmışlardır. Onun yaygın kullanımı bizim için gerekli olan yağ asitleri omega 3 ve omega 6 dengemizi bozmamızın sebeplerinden biridir.

Üreticilerin ürün paketlenirken daha fazla para ödeyeceğimizden ağırlığını fazlalaştırdıkları ve biz yiyeceği almadan önce ona ne yaptıkları hakkında bizi bilgilendiren on the Label isimli bir kitap var. Siz daha onu satın almadan önce yiyeceğe yapılan bir sürü başka korkunç şeyi içeriyor. Bu kitap modern yiyeceğe uygulanan üretimler hakkında gözünüzü açıyor ve son 20 yıldır yiyeceğin nasıl üretildiğini, nasıl marketlere dağıtıldığını ve sofralarınıza geldiğini açıklıyor. Yüksek miktarda yapay rafineler ve tamamı katkı maddeleri içeren ürünler obezitenin başlıca sebebi ve çocuklardaki dikkat bozukluğunun ek bir kaynağıdır.

Kaçımız yiyeceklerin üzerindeki içerikleri okuduğumuzda gerçekte bunları anlayabiliyoruz? Yediğimiz yiyecekler hakkında ki bilgisizliğimiz ve bunların sağlığa etkileri sürekli alınan katkı maddeleri yüzünden daha fazla göz ardı edilmemelidir. Bu kitap ekmek, tavuk gibi günlük esas yiyeceklerin bazı şok edici üretim uygulamalarını içeriyor ve detaylandırıyor. Eski deyiş Ne yersen o’sun asla bu kadar gerçekçi olamazdı ve bunu kitabı okuduğunuzda siz de farkedeceksiniz. Bu kitap özellikle İngiltere ve Avrupa da kullanılan modern metodları ayrıntılarıyla anlatıyor ama aynı gıda uygulamaları dünya üzerinde de uygulanmaktadır.

Yiyeceklerin içindeki bütün katkı maddeleri içeriğin içinde bile listelenmiyor. Onlara enzimler deniliyor ama bu enzimler saklı tutuluyor çünkü etiketin üzerinde gözükemezler. Endüstriyel fırıncılar bir açık kapı bırakıp onları işlenmiş yardımcılar olarak sınıflandırıyorlar. Vejeteryanlar ve veganlar ya da bu konuyla ilgili Yahudiler ve Müslümanlar için problem olan, bu enzimlerden bazılarının domuzlar da dahil olmak üzere hayvanlardan üretildiğidir. Bu bize ne yediğimizi söylemeyen yiyecek endüstrisinin bir kandırmacasıdır.

Ayrıca bu, fiyat yanında, satılan ürünlerin estetik mükemmellikte olması yönünde ki doyumsuz talepler, tarımda çalışanlara az ücret ödenmesi, üretilen gıdalara hile karıştırılması ve işletmelerde fazla miktarda gübre ve steroidlerin kullanılması gibi sebeplere bağlı olarak süpermarketlerin gıda tedarikçileri üzerinde önemli bir güce sahip olduğunu gösteriyor. Dünya gıda üretiminin %85 ten fazlası süpermarketler tarafından kontrol edilmektedir. Yediğiniz gıdaların kalitesini ve hileli modern gıda üretiminin sağlığınız üzerindeki etkisini önemsiyorsanız, bu araştırmacı gazeteci kitabı mutlaka okumalısınız. Bu, süpermarkete gittiğiniz zaman gördüğünüz şeylere olan bakış açınızı değiştirecektir.

Vücutta ki Kütle Gösterge Çizelgesi

Çizelgenin üstünde bulunan rakamlardan kilonuzu, çizelgenin sağında bulunan

rakamlardan boyunuzu eşleştirerek durumunuzu bulun.

Yukarıdaki çizelgeyi kullanarak kolaylıkla kilolu ya da obez olup olmadığınızı öğrenebilirsiniz. Umarız ki klinik derecesinde obez değilsinizdir. Eğer doğru grubun içinde değilseniz şimdi harekete geçmelisiniz yoksa sonraki yıllarda bu yüzden zarar göreceksiniz. Bu çizelge %100 doğruluğa çok yakındır ve bunu bir rehber olarak kullanabilirsiniz. İnsanların çoğunluğu yedikleri, içtikleri şeylerin kalitesinden ve miktarından ve yaşam tarzlarından dolayı kiloludur. İnsanlar neler olduğuna ilgisiz kalıyor ve yaşamları boyunca bilinçsizce davranıp sadece yanlış olan ticari alanlarda bilinçlerini koruyorlar. O yüzden artık uyanmanın zamanı!

Yalnızca organik satın alıp tüketmenin çevresel ve besinsel birçok sebebi vardır. İşte organik satın almanın on sebebi;

İşte organik yemenin ilk on sebebi;

Ekoloji ve toprak biliminin modern ve bilimsel anlayışına dayanır ayrıca gübre ve yabani otları sağlayıp, zararlıların kontrolünü yaparak ürünleri toprağa geri döndürmenin geleneksel yöntemlerine bağlıdır